top of page
Türkiye Gıda İhracatçıları Başkandan

“Sektörümüzü ortak akıl ve koordinasyonla ileriye taşıyacağız”

BAŞKANDAN

Küresel gıda ticaretinde son dönemde yaşanan yatırım hareketliliği, özellikle tahıl ve işlenmiş gıda ürünlerinde rekabet koşullarının hızla değiştiğine işaret ediyor. Irak ve Rusya gibi pazarlarda devreye alınan yeni üretim tesisleri, sektörümüzde bazı ürün gruplarında ihracat rekabetinin önümüzdeki dönemde daha da yoğunlaşacağını gösteriyor. Bu tablo, firmalarımızın yalnızca mevcut pazarlara odaklanmakla yetinmeyip, yeni bölgelerde etkinliklerini artırmalarını ve değişen küresel dengelere uyum sağlayacak stratejiler geliştirmelerini zorunlu kılıyor.

MTR_3873-1_edited.jpg

Türkiye, sahip olduğu üretim altyapısı, lojistik kabiliyeti ve geniş pazar ağı sayesinde bu dönüşüm sürecinde önemli bir avantaja sahip. Son yıllarda ihracatta sergilenen dirençli performans, özellikle katma değerli ürünlerde sağlanan birim fiyat avantajıyla birlikte değerlendirildiğinde, gıda sektörümüzün küresel pazarlardaki rekabet gücünü koruduğunu ortaya koyuyor. Geleneksel pazarlarda yaşanan daralmaların ABD ve Orta Doğu başta olmak üzere yeni pazarlardaki artışlarla dengelenmesi, pazar çeşitlendirme stratejilerinin doğru yönde ilerlediğini teyit ediyor.

 

İç piyasada fiyat istikrarını destekleyen adımlar, dış ticarette rekabetçiliğin sürdürülebilmesi açısından da önemli bir zemin oluşturuyor. Küresel maliyet baskılarına rağmen, Türkiye’nin gıda tedarik zincirini yönetme kabiliyeti ve kamu otoritelerinin enflasyonla mücadelede sergilediği kararlı duruş, piyasa beklentilerinin daha öngörülebilir hale gelmesine katkı sağlıyor. Bu istikrar ortamı, ihracatçı firmalarımızın uzun vadeli planlama yapabilmesi ve yeni pazarlara açılabilmesi açısından kritik önem taşıyor.

 

Avrupa’nın en büyük tarımsal üreticisi konumundaki Türkiye, son 23 yılda 112 milyar doların üzerinde dış ticaret fazlası vererek gıda sektöründeki güçlü ihracat potansiyelini ortaya koydu.

Bugün gıda ürünleri sanayii, Türkiye ekonomisinde yalnızca üretim ve istihdam açısından değil; dış ticaret dengesi ve ihracatın sürdürülebilirliği bakımından da stratejik bir rol üstleniyor. Küresel tahıl üretiminde rekor seviyelere yaklaşılan bir dönemde, tedarik zincirlerinin daha öngörülebilir hale gelmesi ve finansman koşullarındaki normalleşme beklentisi, uluslararası ticarette daha rasyonel bir fiyatlama ortamını beraberinde getiriyor. Türkiye, bu yeni dengede rekabetçiliğini koruyan ve pazar çeşitliliğiyle öne çıkan ülkeler arasında yer alıyor.

 

Bu süreçte Sektör Kurulumuz ve bağlı İhracatçı Birliklerimiz, Türkiye’nin gıda ihracatındaki rekabet gücünü korumak ve ileriye taşımak adına ortak bir vizyonla hareket etmeye devam ediyor. Küresel ticaretin hızla yeniden şekillendiği bir dönemde, sektörümüzün sahip olduğu üretim, ihracat ve organizasyon kapasitesini daha etkin kullanarak; firmalarımızın yeni pazarlarda kalıcı, sürdürülebilir ve güçlü biçimde konumlanmasını temel öncelik olarak görüyoruz. Ortak akıl, koordinasyon ve uzun vadeli bakış açısıyla, Türkiye’nin dünya gıda ticaretindeki yerini güçlendirecek her adımın arkasında durmayı sürdüreceğiz.

Ahmet Tiryakioğlu

Türkiye Gıda İhracatçıları Başkanı

©2024   |   Türkiye Gıda İhracatçıları

Designed by    

bottom of page